Coğrafi Konum
Doğusunda Malatya şehir merkezi , güneyinde Yeşilyurt ve Doğanşehir ilçesi, batısında Kahramanmaraş iline bağlı Elbistan ilçesi, kuzeyinde Darende, Hekimhan ve Yazıhan ilçeleri bulunmaktadır.
İlçe, ova ve dağlık bir konumda kurulmuştur. Başlıca düzlükler Erhaç Düzü, Arga Düzü ve Ören Düzü adıyla anılır. Güneydoğu Torosların kollarından Akçadağ ve Karadağ önemli yükseltilerdir. Tohma ve Sultansuyu ile onların kolları durumundaki küçük dereler akarsularımızdır. Önemli yaylalarımız Başyurt, Şet, Sarılar, Sarıçiçek, Kavurma
İlçeye karasal iklim hakimdir. Zaman zaman yaz sıcaklıklarının +40 dereceyi aştığı, kış soğuklarının -20 derecelerin altına indiği nadir de olsa görülür.
Gayet güzel havası ve suyu vardır. Bu durum Osmanlı "salname"lerinde de (Yıllıklar) şöyle belirtilmektedir: "Merkez ve merkeze bağlı köy ve nahiyelerin su ve havasındaki güzellik, gelişmelerine elverişli ise de, alanın çok dağlık olması gelişmesini sekteye uğratmaktadır."

Tarihi
Akçadağ'ın Osmanlı dönemindeki adı "Arga"dır. Arga kelimesi Bilge Umar’ın “Türkiye’deki tarihsel Adlar” kitabındaki bilgilere göre “Arga” Luvi kökenli bir kelime olup, “Yukarı, yüksek, sınır, ışıldayan, parıldayan, ışıltı, parıltı, ak, gümüş (parlak) anlamlarına gelmektedir. (Luviler Hititleri oluşturan ana topluluklardan birisidir.) Akçadağ merkezi ve çevredeki köylerde çok sayıda araştırılmamış, (Akçadağ, İkinciler, Ören höyükleri ve özellikle Akçadağ ilçe merkezinde bulunan ve 60 yıl öncesine kadar tüm evlerin üzerinde bulunduğu çevresi iki km. uzunluğundaki dairesel höyük, Malatya Arslantepe höyüğünün bir eşi olabilir) ancak en üst katlarında Roma-Bizans dönemi kalıntılarına rastlanan höyüklerin varlığı, erken Roma-Bizans dönemi birçok mezar odasının yine merkezde ve birçok köylerde bulunması, Ferik kalesi gibi kalıntılar yörenin ilkçağlardan beri iskan edildiğini göstermekte; "Arga" kelimesinin ait olduğu dil ile birlikte düşünülünce Akçadağ'ın Hititler döneminde kurulduğu sonucuna ulaşabiliriz. Hititlerin (M.Ö. 1750-M.Ö. 1100) tarihleri arasında yaşadığı göz önünde bulundurulursa Arga’nın ortalama bir tarih olarak M.Ö. 1500’lerde kurulmuş olduğu tahmin edilebilir.

Sultansuyu Harası
Akçadağ ilçesi sınırları içinde bulunan Sultansuyu Harası, Malatya’nın 27 kilometre batısında Malatya-Kayseri karayolu üzerinde Sultansuyu vadisinde bulunmakta olup, Malatya Erhaç havaalanı ile Tohma Vadisi arasındadır.
Hara, 1865 yılında “Sultansuyu Çiftlikatu Hümayun” adı ile kurularak, ordunun binek at, keçe, yapağı vb hayvansal ürün ihtiyaçlarını karşılama görevini 1908 yılına kadar sürdürmüştür. Meşrutiyet’in ilanından sonra Çiftlikatu Hümayun lağvedilerek hazineye devredilmiş, 1915 yılına kadar halka yarıya vermek suretiyle işletilebilmiştir. 1915 yılında halen hara merkezi olan Aziziye Kışlası ve civarındaki 500 dekarlık arazide bir tay deposu kurulmuş ve ilk defa hara ismini almıştır.
Bu kuruluş 1924 yılında feshedilerek, yerine topçu alayı kurulmuştur. 1928 yılına kadar hizmetini sürdüren topçu alayı buradan kaldırıldıktan sonra Doğu ve Orta Anadolu vilayetlerinin, at ıslahı ve aynı zamanda çöl karakterine sahip safkan Arap atı yetiştirerek, bu suretle memleket atlarının kan değişikliğini sağlamak, aynı zamanda ordunun ihtiyacı olan hafif süvari bineği atı yetiştirmek amacıyla yüksek vekiller heyetinin 29 Temmuz 1928 tarihli ve 6943 Sayılı Kararnamesi ile “Sultansuyu Harası” kurulmuştur.
Halen Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nce işletilen hara, safkan Arap atlarıyla ünlüdür. İşletme, yöre çiftçisine tarım ve hayvancılık alanında destek de sağlamaktadır. Sultansuyu Harası’nda ve yakınındaki Sultansuyu Barajı ve çevresinde piknik yapma ve dinlenme imkânı bulunmaktadır.

Levent Vadisi
Yaklaşık olarak 65 milyon yıl önceye dayanan ve jeolojik deformasyonlar sonucu meydana gelen bu doğa harikası oluşum, bünyesinde barındırdığı jeolojik özelliklerle birlikte dünyadaki ilginç doğal alanlar arasında gösterilen ve neolitik çağdan kalma kalıntıların da bulunduğu 28 kilometre uzunlukta bir alana sahiptir. Vadi son derece ilginç jeolojik oluşumlar, uçurumlar ve duvar kısımlarında kaya kabartmalarının hakim olduğu yüzlerce mağarayı da içerisinde barındırıyor.
Vadinin görünürlüğünü artırmak ve bu doğa harikasını turizm açısından bir cazibe merkezine dönüştürmek amacıyla, vadide 28 kilometre boyunca uzayan kayalıkların en merkezi noktasına, Malatya Valiliği tarafından seyir terası yaptırılmıştır. Düz bir kaya bloğunun üzerine inşa edilen seyir terası dere yatağından 240 metre yükseklikte olup gözlem terasının 8,5 metresi boşluğa uzanan, çelik konstrüksiyon ve cam ile inşa edilmiş farklı bir proje olup yerli ve yabancı birçok ziyaretçinin ilgi odağı haline gelmiştir.
Seyir terası, Jeolojisi ve kültürel varlıkları ile Anadolu’nun en önemli jeoarkeolojik merkezi konumundaki Levent Vadisi’nin tanıtılmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Doğa yürüyüşü, paraşüt, kaya tırmanışı, kampçılık ve izcilik gibi spor ve alternatif turizm faaliyetlerinin yeni rotası olma yolundaki Levent Vadisi sonbahar ve yaz aylarında tabloları aratmayan manzaralara kapı açıp, ziyaretçiler için eşsiz bir manzarada dinlenme imkânı sunarken, fotoğraf meraklıları için de vazgeçilmez yerlerden biridir. Ayrıca yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda fotoğraf sanatçısı vadiye gelerek kamp yapmaktadır.



